Bagciklogo2

Giris_yap Kayit_ol



YA CARESIZSINIZ, YA DA CARE SIZ-SINIZ! Doktorumun kan degerlerimden süphe duymasi, ve lösemi olabilecegim düsüncesi sonrasi haftalarca arastirma yaptim... Aslinda hic de yeni olmayan, cook eskilere dayanan bir yöntemi buldum... Önce internetten alternatif tip diye bir seyler aradim. Karsima bir sürü ot cöp tedavi yöntemleri cikti. Daha sonra Almanca olarak, Selbstheilungskräfte (insanin kendi icinde olan olan güc) diye aradim. Inanamayacaginiz bir sey buldum. Su an bu yöntemin ülkemizde uygulanmadigindan eminim... Burada bahsedilen olay, insanin ezelden var olan kendi gücüdür. Buna icimizdeki en mükemmel doktor da diyebiliriz. Aslinda hic bir ilac, hic bir doktor, hic bir hastaligi tedavi edemez. Eger siz kendiniz iyi olmayi arzulamadikca isterseniz dünyanin en iyi doktoruna gidin, en iyi ilac tedavisi görün bu mümkün degildir. Öncelikle iyilesmeyi kendiniz istemedikce yapilan tedavinin bir sonuca ulasmasi da gercek disidir... Kanser hastasi olup, sonradan bu hastaligi yenen insanlardan sik sik duyariz; inandim ve yendim... Iste bu nokta cok önemlidir. Insan önce kendisi, kendinin iyi olacagina inanirsa bu zaten ilk önce beyinde gerceklesir. Yani önce beyin bunu algilar sonra immunsystemine bunu yollar, (bu olay saniyenin onda biri kadar sürede gerceklesir) immunsystemi diger organlara sinyal gönderir, ve böylece iyilesme süreci kendi icinizde kendi doktorunuz tarafindan baslatilmis olur... Burada sakin ha su anlasilmasin: Doktora gitmeyin, ilac kullanmayin gibi bir sey asla demiyoruz. Tabii ki" doktora gidin, ilac tedavisi olun ama öncelikle iyi olacaginiza inanin. 1950 yilinda bir ilac ortaya cikmisti, ve bu ilacin kanseri %100 iyilestirdigi söylenmisti. Daha sonra medyanin ve bazi güclerin yaptiklari karsi propagandalar sonucu bu ilac toplatilmisti. Bir Fransiz doktor (Onkolog) kendi hastasina bu ilaci o zamanlar uygular, ve bu hasta 3 ay sonra iyilesir, vucudunda kanserden bir eser kalmaz. Daha sonra bu ilac ortadan kaldirilinca, yani insanlara bu ilacin kansere iyi gelmedigi empoze edilince, tekrar bu hasta kötülesir ve doktoruna gelir. Doktor bu hastasinin moralman iyilestiginin farkinda olur. Doktor bu hastaya söyle der: Yeni bir ilac cikti, ve bu ilac ötekisinden cok daha mükemmel. Bu ilaci size verecegim ve bununla kesin iyileseceksiniz. Doktor buna her gün bir igne yapar, yaptigi igne deniz suyundan baska bir sey degildir, (Kochsalzlösüng) yine bu ayni hasta 3 ay sonra iyilesir eski haline döner... Buradan da anlasildigi gibi hastanin iyi olacagina önce kendisinin inanmasi gerekmektedir... Öncelikle icimizdeki o en mükemmel doktoru (Selbstheilungskräfte) nasil aktiv hale sokariz buna bakalim... 1. Hasta kendisinin iyi olacagina inanmasi. 2. Bunu hic aklindan cikarmamasi.. 3. Sonuc ne kadar vahim olursa olsun bunlari hic düsünmemesi, ve hayata, yasama dört elle sarilmasi.. 4. Iyi olacagini kendi kendine telkin etmesi... Bu telkini biraz acalim: Simdi beyini bir kanun koyucuya benzetelim, immunsytemini de bu kanunu uygulayana, kanunun uygulandigi organlarida halka... Bu kanun koyucuya siz hükmediyor, emirler yagdiriyorsunuz. Kanun koyucu bu emirleri kanun uygulayiciya devrediyor. Kanun uygulayici ise bu kanunlari halka uyguluyor. Beyin sizin emrinizde bir kanun koyucudur. Immunsystem o kanunlari uygulayandir. Organlariniz bu kanunlara uyandir... Mesela, her gün inanarak beyine su telkinleri yapabilirsiniz: Ben saglikliyim, kan degerlerim normal. Bütün organlarim mükkemel calisiyor, gibi pozitif yöndeki telkinleri beyin algilar, ve yukarda anlattigim sekilde immunsysteme devreder, o'da diger organlara yollar... Bu telkinleri beyine verirken suna dikkat etmeliyiz. Mesela "ben saglikliyim" yerine "ben hasta degilim" telkini yapilmamalidir. Cünkü bu cümlede negatif bir unsur olan "hasta" kelimesi mevcuttur. Beyin öncelikle bu negatif kelimeyi algilayacagindan hic bir negatif kelimeye telkinlerde yer verilmemelidir. "Bütün organlarim mükkemmel calisiyor" pozitif yönde bir telkindir. "Bütün organlarim hasta degil" negatif bir telkindir. Medyadan sik sik duyariz; hasta bir Herbalist'e gider, o'na bir ot verilir.. ve bu otla %100 iyilesecegi söylenir. Yani beyine bu telkin yapilir. Hasta buna inanir ve bunu uygular. Gercektende bu hasta bu yolla iyilesmeler gösterir. Ama ne zaman ki" bir Onkologi uzmani cikar bunun asilsiz oldugunu söyler, bu hasta yine eski hasta haline geri döner. Bütün bunlar birer örnektir. Aslinda ne verilen o ot, ne de verilen ilac hastayi iyilestirir. Hastayi iyilestiren kendi icindeki o, mükemmel doktordur. hastayi iyilestiren hastanin iyi olma inanci ve azmidir... Söyle düsünün; kolunuz kiriliyor bir ortapedi uzmanina gidiyorsunuz, ortapedi uzmani sadece kolunuzu alciya alarak dogru kaynamasini sagliyor. Kolunuz kendi kendine kaynayip iyilesiyor. Siz hic bir ilac almiyorsunuz. Bu gercekten yola cikilirsa icinizdeki o mükemmel doktorun neler yapabildigini, ve neler yapabilecegini anlamis idrak etmis olursunuz. Icimizdeki doktoru faaliyete gecirelim. Baska yerlerde care aramayalim. Care bizim icimizdedir. Tüm hastalara sifalar diliyorum.
Siyasetten dine, yasamdan sagliga, müzikten siire her seyin paylasildigi tartisildigi arena.

Sonraki sayfa >>

Etiketler



Hakkında

Kullanıcı adı: Baykoca
Web sitesi:
Hakkında:

İstatistikler

Takip ettikleri 0 kişi
Takip edenler 0 kişi
Kurulan 2 bağlantı

Takip ettiği kişiler

Henüz kimseyi takip etmiyor.