Bagciklogo2

Giris_yap Kayit_ol

 
Kişi başına düşen 1430 m3’lük kullanılabilir su toplamıyla Türkiye, kişi başına 2020 m3 kullanılabilir su kaynağına sahip Irak’ın epey gerisinde yer alır. Bu durum göz önüne alındığında, büyük su kaynaklarına sahip olmadığımız açıkça görülebilir.
Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8000- 10.000 m3 arasında olmalıdır. DSİ Genel Müdürlüğü’nün verileri, 2030 yılında su kaynaklarımızın %100 verimle kullanılacağını öngörüyor. 2030 yılında nüfusu 80 milyona ulaşacak olan Türkiye, kişi başına düşen 1100 m3 kullanılabilir su miktarıyla, su sıkıntısı çeken bir ülke durumuna gelecektir. Bu veriler göz önüne alındığında, 2050 ya da 2100 yılında, Türkiye’nin çok ciddi bir su kriziyle mücadele etmesinin kaçınılmaz olduğu ortada. Bu tehlikeyi en aza indirmek için, su kaynaklarımız çok dikkatli yönetilmelidir.
Ekosistem içerisinde birbiriyle çelişiyormuş gibi görünen sosyo-ekonomik ve çevresel amaçlar ile; arazi kullanımın yüzey suları ve diğer çevresel değerler üzerinde olan olumsuz etkisini minimize ederek nüfus artışını karşılayacak bir kalkınma anlayışı arasındaki dengeyi kurma çabasıdır
Türkiye'de özellikle 20. yüzyılın son yarısında en fazla tahribe uğrayan ve önemi bir kısmını tamamen kaybettiğimiz doğal yaşam ortamlarının sulak alanlar olduğu söylenebilir.
WWF-Türkiye tarafından 2003 yılında çalışmalarına başlanan Konya Kapalı Havzası’nın Akılcı Kullanımına Doğru Projesi iki yılı geride bıraktı. Proje, havzadaki tüm su kullanıcıları ve karar vericilerin, kısıtlı olan su kaynaklarının kullanımı ve yönetimi konusunda birlikte hareket etmelerini ve kamuouyu oluşturmayı hedefliyor. Havzadan 600’e yakın kişinin desteği ve etkin katılımıyla çalışmalar yürütülüyor. Gectiğimiz iki yılda proje ekibi 50.000 km yol aldı.
Su kaynaklarının yönetiminde sosyal ve ekonomik kalkınma ile doğal ekosistemlerin korunmasını birlikte ele alan entegre yaklaşım. Toplum temel ihtiyaç ve kullanımlarını göz önüne alarak, yüzey ve yer altı sularının hidrolojik havza ölçeğinde miktar, kalite ve ekolojik anlamda çok disiplinli bir perspektiften yönetimidir.
Türkiye'de doğal yaşam ortamlarının devlet eliyle yok edilmesi ve buna olanak tanıyan yasal altyapının temelinde sıtma hastalığı yatmaktadır. Ancak 1950'li yıllarda Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiyesiyle bu hastalıkla mücadelede strateji değiştirerek, sivrisinek yerine sıtma plazmodyumu ile savaşa başlayan Türkiye, 1960'lı yılların başlarında sınırları içindeki son sıtmalı hastayı da tedavi ettikten sonra sulak alanların peşini bırakması gerekirken, bunu yapmamıştır.
Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8000- 10.000 m3 arasında olmalıdır. Kişi başına düşen yıllık 1430 m3’lük kullanılabilir su miktarıyla Türkiye, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir.
Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8000- 10.000 m3 arasında olmalıdır. Kişi başına düşen yıllık 1430 m3’lük kullanılabilir su miktarıyla Türkiye, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir.
Suya cep telefonu kadar para harcarsak su sorunu çözülür mü? Bolivya’daki gibi yağmur suyu biriktirmek için hapse girmeyi göze alabilir misiniz? Akarsular özelleştirildiğinde hayvanlar suyu pet şişeden mi içecek?
Sondaj hakkında merak edilenler,su sondajları,sondaj firmaları,maden sondajı,zemin araştırma,zemin etüt,zemin sondajı,kuyu
Sondaj hakkında merak edilenler,su sondajları,sondaj firmaları,maden sondajı,zemin araştırma,zemin etüt,zemin sondajı,kuyu
Sondaj hakkında merak edilenler,su sondajları,sondaj firmaları,maden sondajı,zemin araştırma,zemin etüt,zemin sondajı,kuyu
Sondaj hakkında merak edilenler,su sondajları,sondaj firmaları,maden sondajı,zemin araştırma,zemin etüt,zemin sondajı,kuyu