Bagciklogo2

Giris_yap Kayit_ol

 
Ergenekon gözaltılarının yerine hangi konuda yazdılar? Ertuğrul Özkök , Hürriyet 60. yıl etkinlikleri çerçevesindeki Kars seyahatini; Hıncal Uluç, 'Gelin Benim Olacak' filmiyle, Çeşme Müzik ve Deniz Festivali'ni; Engin Ardıç, ‘Dünya Dangalaklık Tarihi’ başlığıyla, ‘Sihirbazların Kitabı’ isimli bir kitabı;...
Taraf, Ergenekon soruşturmasının dayandığı temel metne ulaştı: Tuncay Güney, yedi yıl kayıplara karıştıktan sonra bulunan ve Ergenekon soruşturmasına zemin oluşturan ifadelerinde, Ergenekon suç örgütünü yöneten 12 kişilik şuranın üyelere bir bir karar verdiğini açıklıyor. Ergenekon tutuklusu emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün eski mutemeti olan Tuncay Güney, Ergenekon’un Özel Harp Dairesi’ne karşı kurulmuş bir “ordu içinde cunta” olduğunu belirtiyor. Orduda “Natocu-Ergenekoncu” general ayrımından söz eden Güney, emekli bir genelkurmay başkanı hakkındaki “Ergenekoncu mu” sorusunu ise “Hayır, Natocu” diye yanıtlıyor
27 Mayıs darbesinden bu yana Türkiye’nin siyasi hayatında en fazla ağırlığı olan kurum TSK’dır. Üzerine karar verilmesi gereken konu ne kadar önemliyse, bu kararda TSK’nın payı da aynı ölçüde artar.
13 askerin şehit olduğu Dağlıca’ya baskın düzenleneceğinin Jandarma İstihbaratı tarafından, baskından dokuz gün önce Genelkurmay’a ve diğer tüm ilgili birimlere gizli bir raporla bildirildiği ortaya çıktı. Taraf’ın elindeki “ivedi” damgalı Jandarma istihbarat raporu, baskının nereden, nasıl, ne zaman yapılacağını ayrıntılarıyla anlatıyor
Taraf Gazetesi’nin yayınladığı belgeye göre, Van istihbarat birimleri, Genelkurmay Başkanlığı’na kadar tüm kademeleri, Dağlıca taburuna yapılacak baskını, 9 gün önceden ‘ivedi’ kaydıyla bildirmiş.
Taraf’ın yayınladığı belgeye göre, Van istihbarat birimleri, Genelkurmay Başkanlığı’na kadar tüm kademeleri, Dağlıca taburuna yapılacak baskını, 9 gün önceden ‘ivedi’ kaydıyla bildirmiş.
Siyaset ile uğraşmak isteyen askerlere hodri meydan.
ÖDP Genel Başkanı ve Milletvekili Ufuk Uras, ordu ve yargının siyasete müdahalesini eleştirerek “Siyasete merakı olan varsa önce üniformasını çıkarsın” dedi.
Radikal: "Genelkurmay Başkanı Büyükant'tan ılımlı-İslam mesajı: Türkiye Cumhuriyeti'nin önüne bazı sıfatlar takmaya çalışanlar var. Yasal organlar buna izin vermez"
"Eski Bakan Fikri Sağlar, Dolmabahçe zirvesinde Erdoğan’ın Orgeneral Büyükanıt’a bir dosya vermiş olabileceği iddialarına Başbakanlık ve Genelkurmay’dan gelen sert tepkiyi değerlendirdi."
Bianet: "Günlükte çeşitli yazarların, akademisyenlerin, gazetecilerin Türkiye’yi "alttan oymak" için uluslararası çevrelerden yardım aldıkları bilgisi yer alıyor. "Alttan oymak"la kastedilen adaletsizlikleri gün yüzüne çıkarmak mı acaba?"
"Bilirkişi, emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen “Darbe Günlükleri”nin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan çıktığını belirlemişti. Ancak mahkeme, bilirkişi raporunu istemedi ve davayı kapattı. Alper Görmüş, temyize gideceklerini açıkladı."
"Acik Toplum Enstitusu, egitimde firsat esitliginden namus cinayetlerinin onlenmesine; gorme ozurluler icin internet kutuphanesi tasarlanmasindan, zihinsel engellilerin topluma katilimina kadar cok sayida projeye destek saglamis bir kurum. Ancak, Acik Toplum Enstitusu’nun destekledigi projeler kadar, son derece sig komplo teorileri ile de gundeme gelmekte."
Radikal: "Genelkurmay'da birileri, basın ve internete bakıp, gazeteci, yazar, işadamı ve akademisyenlerle sivil örgütleri 'AB veya ABD destekli' diyerek listelemiş."
Bianet: "Son yıllarda bilgi yoksunu bir yabancı düşmanlığında, hayal gücüyle renklendirilmiş komplo teorilerinde teselli aranabilir. Veya itirazlarımız daha yapıcı ve sonuç alıcı şekilde ortaya koyulabilir. Açık Toplum Enstitüsü zor olan 2. yolu takip ediyor."
Bianet: "Birgün, Hürriyet, Zaman, Star, Sabah, Vatan ve Evrensel andıç haberine yer vermedi. Andıçta STK'lere karşı emekli askerler ve TSK yanlısı kurumlarla iletişimin güçlendirilmesi öneriliyor."
"Genelkurmay Başkanlığı'nın bu defa da "Türkiye'yi bölmeye çalışan" STK'leri sınıflandırıp dizdiği ortaya çıktı. Fakat TSK'nin bütün bu kurumlardan daha fazla uluslararası hibe aldığı görünüyor. Şimdi Genelkurmay kendine karşı faaliyete mi geçecek?"
Bianet: "Meclis Genel Kurulu'nda fiili hizmet zammının kaldırılması kabul edildi. Yeni düzenlemeye göre gazeteciler, milletvekilleri, tiyatrocular bu zamdan yararlanmazken, TSK ve MİT mensupları, dalgıçlar zamdan yararlanacak."
NTVMSNBC: "2004 yılında “Ayışığı” ve “Sarıkız” adıyla iki askeri darbe hazırlığını anlatan “Darbe Günlükleri”nin, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in bilgisayarından çıktığı, Savcı’nın talebiyle Emniyet’in yaptığı araştırma sonucu kesinleşti."
"Trabzon İl Jandarma Komutanı görevindeyken Hrant Dink’in öldürüleceği ihbarına karşın herhangi bir işlem yapmamakla suçlanan Bilecik İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, görevinden alınarak Bursa Jandarma Bölge Komutanlığı emrine verildi."
Dinlemeler, ses kayıtları, uydurma ''Ergenekon'' operasyonları... Hepsinin hedefi ortak: TSK'nın önümüzdeki yıllardaki komuta kademesini belirleyecek 30 Ağustos YAŞ toplantısı öncesinde ön alma çabası. Operasyonu yapan merkez, ABD'ye rağmen TSK'nın Irak'ın kuzeyine kara harekâtı yapma kararlılığını ortaya koyan yapıyı dağıtmak ve tasfiye girişmek amacında.
Tabii işin aslı başka! PKK terörü yüz milyarlarca dolarlık bir sektör. Muazzam bir uyuşturucu ticaretini kamufle ediyor. Onun gölgesinde silâh, mühimmat, cephane, patlayıcı kaçakçılığı yapılıyor. Ve tabii, bu savaşın tozu dumanı içinde milyarlarca dolar ‘örtülü ödenek’ dağıtılıyor. Taraflar “birbirine” milyarlarca dolar kazandırıyor. İşte bu yüzden “Bu sektör var oldukça bu savaş bitmez” deniliyor. Bu kadar yağlı ballı bir işi kim bitirir?
“PKK terörü”nün hortlatılabilmesinin nedeni, bizim vaziyeti görüntü’yle idare edeceğimizi sanmamızdır. Ama unutmayalım ki, görüntü, hiç bir zaman gerçek değildir. Aksine, gerçeğin, yeniden gerçeğe dönüşmesinin önündeki yegâne engeldir. O yüzden artık “PKK terörü” diye bir şey yoktur. Sadece “ABD’nin PKK terörü” vardır.